Deneme dersi kulübün gösterebileceği en güçlü şey: çocuk salona giriyor, antrenörü görüyor, gruba karışıyor. Veli de kenardan hem çocuğunu hem kulübü izliyor. Buna rağmen çoğu kulüpte deneme dersi, sıradan bir antrenmandan hiçbir şekilde ayrılmıyor. Antrenör adayın geleceğini bilmiyor, ders bitince kimse ne olduğunu yazmıyor.
Bu yazı deneme dersini üç parçaya bölüyor: öncesi, sırası, sonrası. Üçünde de yapılacak iş küçük.
Öncesi: antrenör kimin geleceğini bilmeli
Aday çocuğun adı, yaşı ve daha önce bu sporu yapıp yapmadığı antrenörde olmalı. Bir cümlelik bilgi, dersin ilk beş dakikasını tamamen değiştiriyor: antrenör çocuğa adıyla sesleniyor ve seviyesine uygun bir başlangıç veriyor.
Deneme dersi bir tarihe, tesise ve antrenöre bağlanmalı. Antrenör kendi listesinde adayı görmüyorsa, o ders planlanmış değil, umut edilmiş demektir.
Sırası: iki kişiye birden bakıyorsunuz
Derste iki karar veriliyor. Çocuk eğlendi mi, veli kendini güvende hissetti mi. İkincisi genelde ihmal ediliyor.
- Veliyi karşılayan biri olsun. Kenarda kime soracağını bilmeden bekleyen veli, dersin tamamını tedirgin geçiriyor.
- Grubun kalabalığını ve antrenör sayısını veli görüyor. Bunu siz anlatmadan o zaten sayıyor.
- Çocuk gruba karışamıyorsa antrenör müdahale etsin. Kenarda kalan bir çocuk, velinin aklında kalan tek görüntü olur.
- Ders sonunda antrenör veliyle iki cümle konuşsun. Bu iki cümle, sonradan yapılacak on telefon görüşmesinden etkili.
Sonrası: değerlendirme yazılmazsa karar tahmine kalır
Dersten sonra antrenörün yazacağı üç satır, kayıt görüşmesini yapan kişinin elindeki tek gerçek bilgi: çocuk nasıl uyum sağladı, hangi gruba uygun, nelere dikkat edilmeli. Bu yazılmazsa veliyi arayan kişi "nasıl geçti" diye soruyor ve konuşma oradan zayıf başlıyor.
Değerlendirmenin sporcunun kaydına yazılması ayrıca kesin kayıt anında işe yarıyor: çocuk hangi gruba yazılacaksa gerekçesi orada duruyor.
Karar bekleyen aday en kırılgan aşamadır
Deneme dersine gelmiş ama karar vermemiş aile, huninin en değerli ve en çabuk soğuyan noktası. Burada tek bir soru cevaplanmalı: kim, ne zaman arayacak?
Aramanın zamanlaması da önemli. Dersten hemen sonraki akşam erken, bir hafta sonrası geç. Ertesi gün, çocuğun izlenimi tazeyken doğru zaman. Aramanın içeriği ise satış değil bilgi: "Ali dersten çok memnun çıktı, antrenörümüz onu şu gruba önerdi."
Aşamayı görünür tutun
Aday süreci, birkaç durumdan ibaret: yeni başvuru, iletişime geçilecek, iletişime geçildi, deneme dersi planlandı, deneme dersine katıldı, karar bekleniyor, kesin kayıt. Bu aşamaların bir yerde görünmesi, sürecin kendisinden daha önemli. Kim hangi aşamada takılı kaldı sorusu ancak böyle cevaplanıyor.
Kesin kayda dönerken görüşme notlarının ve izin kayıtlarının sporcu kaydıyla birlikte taşınması gerekiyor; süreç bittiğinde silinmemeli. Ön kayıt ve aday sporcu takibi bu akışın tamamını taşıyor.
Hayır diyenin sebebini yazın
Kaydolmayan aile, kulübün en ucuz araştırma kaynağı. Sebebini tek kelimeyle bile yazarsanız bir sezon sonunda elinizde bir liste oluyor: ücret, mesafe, saat uymadı, başka kulübü seçti, çocuk istemedi.
Bu listenin söyledikleri farklı işler: "saat uymadı" bir program sorunu, "ücret" bir fiyat ya da anlatım sorunu, "çocuk istemedi" deneme dersinin kendisiyle ilgili. Üçü aynı torbaya konduğunda hiçbiri çözülmüyor.
Başvurunun ilk saatleri ayrı bir konu: ön kayıt başvurusundan sonraki 48 saat.