Beslenme desteği, bir spor okulunu rakiplerinden ayıran birkaç şeyden biri. Veli için somut bir katma değer, sporcu için gerçek bir fark. Buna rağmen çoğu kulüpte aynı biçimde yürüyor: diyetisyen bir PDF hazırlıyor, WhatsApp’tan gönderiyor ve bir sonraki görüşmeye kadar ne olduğunu kimse bilmiyor.
Önce: sizin kulübünüzde anlamlı mı
Her kulübe diyetisyen gerekmiyor. Anlamlı olduğu yerler oldukça belirli:
- Performans grubu olan kulüpler. Yarışmaya hazırlanan sporcuda beslenme antrenmanın bir parçası.
- Kilo sınıfı bulunan branşlar. Güreş, judo, boks gibi branşlarda konu profesyonel destek olmadan yürütülmemeli.
- Ergenlik dönemindeki sporcu yoğunluğu. Hızlı büyüme döneminde ihtiyaç değişiyor.
- Antrenman hacmi yüksek gruplar. Haftada beş altı antrenman yapan çocuk, haftada iki antrenman yapan çocukla aynı düzende beslenemiyor.
Haftada iki antrenman yapan yedi yaş grubuna beslenme programı yazmak ise gereksiz olmakla kalmıyor, aşağıda değindiğimiz riski de taşıyor.
Diyetisyen kulübün neresinde durur
Üç model var ve üçü de savunulabilir: kadrolu diyetisyen, dönemsel gelen danışman, ya da yalnızca performans grubuna hizmet veren bir uzman. Seçim kadro büyüklüğüne bağlı; belirsiz bırakılan şey ise genelde şu: diyetisyen kime, hangi sıklıkta ve hangi kapsamda bakıyor.
Bu üç sorunun cevabı yazılı değilse hizmet birkaç ay sonra kendiliğinden duruyor. Veli de kayıt olurken duyduğu "diyetisyenimiz var" cümlesinin karşılığını göremediği için güvenini kaybediyor.
PDF göndermenin üç sorunu
- Uyum bilinmiyor. Program yazıldı ama uygulandı mı? Bir sonraki görüşmeye kadar cevabı yok ve o görüşmede alınan cevap hatırlamaya dayanıyor.
- Güncelleme kayboluyor. İkinci sürüm gönderildiğinde birinci sürüm hâlâ sohbetin içinde duruyor ve aile bazen ona bakıyor.
- Sağlık verisi kontrolsüz dolaşıyor. Beslenme programı ve arkasındaki bilgiler sağlık verisi. Kişisel bir mesajlaşma uygulamasında dolaşması, kulübün hiçbir denetimi olmayan bir yerde durması demek.
Uyum ölçülmezse program bir temenni
İşin asıl kıymetli parçası burada. Sporcu ya da velisi her öğünü işaretlediğinde ortaya bir uyum oranı çıkıyor ve o oran, programın kendisinden daha çok şey söylüyor.
Uyumun düşük olması genellikle sporcunun ilgisizliği değil, programın ailenin günlük düzenine oturmaması. İki hafta sonra düşük uyum görüldüğünde yapılacak iş sporcuyu uyarmak değil, programı sadeleştirmek. Bunu görebilmek için de oranın bir yerde görünmesi gerekiyor: beslenme ve diyetisyen takibi.
Diyetisyen bütün kulübü görmemeli
Sık yapılan hata: diyetisyene yönetici hesabı açmak. O anda diyetisyen kulübün bütün sporcularını, ödemelerini ve yoklamasını görüyor. Oysa ihtiyacı olan şey yalnızca kendisine atanan danışanlar.
Bu bir güven meselesi değil, ölçülülük meselesi. Sağlık verisi özel nitelikli bir veri ve erişimi gerçekten ihtiyacı olanlarla sınırlamak, kulübün sorumluluğu. Konunun tamamı spor kulüpleri için KVKK rehberinde.
Veliye ne söylüyorsunuz
Kayıt görüşmesinde "diyetisyenimiz var" demek kolay. Kolay olmayan, bunun ne anlama geldiğini net söylemek: kimler yararlanıyor, ne sıklıkla görüşme oluyor, aidata dahil mi yoksa ayrı mı ücretlendiriliyor.
Bu üç cevabı baştan vermek, sonradan çıkacak beklenti farkını da baştan kapatıyor. Kulüplerin bu hizmetten aldığı şikayetlerin çoğu hizmetin kalitesiyle değil, kapsamının anlaşılmamasıyla ilgili.
Diyetisyenin sistemde ne gördüğü diyetisyenler için sayfasında; antrenör tarafındaki benzer yük dağılımı için antrenörün gününü ne yiyor.